Yamaha D'elight Yakıt Tüketim Bilgileri

26 Aralık 2017 Salı

Yeni Yönetmelik


TÜVTÜRK, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 11 Mart 2017 tarihinde yayınlan Egzoz Gazı Emisyonu Kontrolü Yönetmeliği'nin 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren bütün hükümleri ile yürürlüğe gireceği hakkında kamuoyunu bilgilendirdi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 11 Mart 2017'de yayınlandığı "Egzoz Gazı Emisyon Kontrolü Yönetmeliği" 01 Ocak 2018 tarihinden itibaren tüm hükümleri ile yürürlüğe girecektir. Buna göre egzoz gazı emisyon ölçümleri elektronik ortamda Egzoz Gazı Emisyon Ölçümü Takip Sistemi'ne kayıt edilerek yapılmaya başlanacak ve ölçüm sonrasında araç sahiplerine 'PUL' ve 'RUHSAT' verilmeyecektir. Araç sahiplerinin ölçüm neticesinde düzenlenen ve ölçüm sonuçlarını da içeren EGZOZ GAZI EMİSYON ÖLÇÜM RAPORU'nu araçlarında muhafaza etmesi ve denetimlerde ibraz etmesi gerekecektir.

Hali hazırda egzoz gazı emisyon ölçümünü yaptırmış olan ve araç sahiplerinde bulunan PUL ve RUHSAT'lar geçerlilik süresi sonuna kadar kullanılmaya devam edecek, geçerlilik süresi dolduğunda araç sahiplerinin egzoz gazı emisyon ölçümlerini yenilemesi gerekecektir. Araç sahiplerinde bulunan ‘Egzoz Emisyon Ruhsatı'nda PUL yapıştırılacak yer olsa bile, 01 Ocak 2018 tarihinden sonra yapılacak olan egzoz gazı emisyon ölçümleri neticesinde PUL verilmeyecek, bunun yerine ‘EGZOZ GAZI EMİSYON ÖLÇÜM RAPORU' düzenlenecek ve bu rapor araçta muhafaza edilecektir.

Geçerli bir egzoz emisyon ölçümü bulunmayan araçların, araç muayeneleri Ağır Kusurlu olarak değerlendirilecek ve muayeneleri onaylanmayacaktır.

Egzoz emisyon ölçümünü 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren yaptıranlar ölçüm geçerlilik tarihini e-Devlet üzerinden sorgulayabilecektir.

23 Eylül 2017 Cumartesi

Yağmurlu Havalarda Güvenli Sürüş İçin...

Eylül ayı ile yağışlı havalar kendini hissettirmeye başladı, karlı havalar da yolda. Yağmurlu havada motor kullanımı normal zamanda kullanmaktan çok daha zordurve çok daha dikkat gerektirir. Artan yağış miktarı yola dikkatin verilmesini zorlaştırırken, aracın dengede kalmasını da zorlaştırır. Alınacak birtakım önlemlerle işinizi kolaylaştırabilirsiniz.


1- Hızınızı düşürün

Yağışlı havalarda hızlı motor kullanıyor olmanız durmanızı daha da geciktirecektir. Zeminin ıslak ve kaygan olmasından dolayı yol tutuşunuz da zayıflayacağından yağmurlu havalarda düşük hızla ilerlemeniz hem sizin için hem de trafikteki diğer araçlar için oluşabilecek tehlikelerin önüne geçecektir.

2- Görüş kalitenizi yükseltin

Bu konuda altın kural kask havalandırmasını ve pinlock’u doğru şekilde kullanmaktır. Yeni nesil kaskların neredeyse hepsinde pinlock özelliği bulunuyor. Kask alırken bu konuya dikkat etmeniz yararınıza olacaktır. Pinlock bağlantısı bulunan kasklar sayesinde buğu sorunu yaşamazsınız.

3- Takip mesafesini artırın

Zeminin ıslak olması durma mesafenizi artıracağından, takip mesafeniz yağışsız hava koşullarına göre daha fazla olmalı. Herhangi bir kazanın oluşmasına mahal vermemek için alınacak başlıca önemlerden biri takip mesafesini artırmak.

4- Kayganlaşan yola dikkat

Zemin üzerindeki toz ve çamur gibi birikintiler yağmurun başlamasıyla birlikte kaygan bir duruma gelerek lastiklerin yola tutunmasını azaltır. Yol kuruysa ve yağmur birden bastırdıysa hızınızı düşürmeniz tehlikeli durumların yaşanmasının önüne geçecektir.

5- Fren balataları ıslanırsa kuruması için fren manetine dokunun

Yağmurlu havalarda fren balatalarının ıslanması kaçınılmaz. Ancak fren manetine birkaç kez hafifçe dokunmanız yağmurlu havada karşılaşabileceğiniz ani bir durumda motorunuzun daha güvenli bir şekilde durmasını sağlayacaktır.

6- Doğru lastiği seçin

Motorunuzda üretici firmanın önerdiği ebatlar dışında farklı ebatlarda ki lastikleri kullanmayın. Yanlış lastik kullanmanız yol tutuş kabiliyetinizi etkilediği gibi fren performansınızı da azaltacaktır.

7- Yağışlı havalarda sollama yaparken daha dikkatli olun!

Yağış esnasında görüş mesafesinin düşmesinden dolayı önünüzdeki ve araçların sizi fark etmesi zorlaşacaktır. Bu sebeple sollama yaparken ya da şerit değiştirirken sinyal verdiğinizden emin olun.



6 Eylül 2017 Çarşamba

Şehiriçi Trafiğinde Motosiklet Kullanımı

İşte sizlere kalabalık bir şehir içi trafiğiyle baş edebilmenin, genel olarak 13 püf noktası; 

1-) Araba sürücülerinin kafa hareketlerini takip etmek;
 Araba sürücülerinin aynalara ve kapı pencerelerine doğru kafa hareketlerini (oynatışlarını) takip etmek , yapabilecek oldukları ani manevralar için sizlere öncesinden fikirler verir.. Birçok sürücü, aynalara bakmasa bile, kafasını dönecek olduğu tarafa öncesinde çevirir ve döner..yakalamaya çalışın!!

2-) Dikiz aynalarınıza güvenin..ama tamamıyla değil;
 Dikiz aynalarınız çoğu zaman hayat kurtarıcınız olabilir, ama hep dediğimiz gibi genelde tam olarak bütünüyle görüşün hepsini sizlere vermez..Özellikle kalabalık trafikteyken, pozisyon değişikliği yapmadan önce mutlaka ve mutlaka omuz üstü bakışı sakın ihmal etmeyin!! Bunu çok çabukça gerçekleştirin ve ondan sonra manevranıza karar verin..(asıl hayat kurtarıcı hareket budur aman dikkat!!)

3-) Mümkün olduğunca araçların arasındaki (aralardan geçiş) işinizi çok çabuk bitirin ve plansız sakın kalmayın;
 Bu çok basit gibi gözükse de, son anda sinyalsiz, ani manevralar yapan araba sürücülerinin her sene bir çok sürücüye çarptığını, düşürdüğünü, öldürdüğünü unutmayın!! Normalde araçların sağlarından geçiş kesinlikle yanlış gibi gözükse de, günümüzde bazen bu bir gereksinimdir..(gerçekçi olalım)..Yeter ki bunu, sürücünün neler yapabileceğini tahmin ederek çok temkinli bir şekilde ve çok çabukça yapın ve hemen bitirin!! (Özellikle sağındaysanız ve duran bir trafik ise, araç yolcusunun kapıyı açma ihtimallerine dikkat!!)

4-) Her zaman fren yapmaya hazır olun;
 Herhangi, ani oluşabilecek bir durum için frenlerinizi kullanmaya her zaman hazır olun!!. Tehlikeleri sezdiğiniz anda, her zaman öncesinden, sağ ayağınız ve sağ el parmaklarınız fren magnet ve pedalında hazır olsun!! Her zaman umulmayanı, beklenilmeyeni bekleyin, hazırlıklı olun!!

5-) Görünün!! Ama görünmediğinize İnanın!!
 Fosforlarla motorunuzu donatın..Parlak ve görünen kıyafetleri tercih edin.. Ama gene de araba sürücülerinin ve yayaların, sizin varlığınızın farkında olduğundan, sizi gördüğünden emin olmayın!! Hep görünmediğinizi düşünerek motorunuzu kullanın!!!

6-)Motorunuzun gücünü her zaman kullanmaya hazır olacak şekilde kullanın;
 Özellikle kalabalık trafikteyken, normalde her zaman kullandığınız vitesin 1 altını tercih edin! Motorunuzu her zaman öyle bir devirde kullanın ki, gerektiğinde ufak bir gaz açış sizi tümüyle tehlikeden uzaklaştırabilsin…Diğer yandan egsoz unuzun birazcık bağırıyor olması aynı zamanda sizin varlığınızın trafikte hissedilmesine katkı sağlar…

7-) Çok mu yavaş gidiyorsunuz? O halde sağda veya solda kalın, pozisyon alın!!
 Trafik birden bütünüyle yavaşladığında, önünüzdeki aracın solunda veya sağında kalmaya çalışın…Bu sizin, gerektiğinde, daha kolay kaçış yapmanıza fırsat verecek olan pozisyonlarda bulunmuş olmanızı sağlamış olacak…Bu pozisyon aynı zamanda sizi, durmakta geç kalmış olan arkanızdan gelen aracın verebileceği zararlardan da korumuş olacak.. Her zaman, ilk durduğunuz anda, mutlaka 1. viteste ve kaçmaya hazır, aynalardan arkayı kontrol eder pozisyonda olun..Ne olacağı belli olmaz, dikkat!! Sakın ola ki durumdan emin olmadan vitesi boşa almayın!!
 
8-) Her zaman TATKU!!
 Devamlı olarak durmadan ilerisini, sağı-solu ve aynalardan arkayı tarama yapmanız, reaksiyon gösterebileceğiniz ekstra zaman için mutlaka gereklidir.. Kalabalık trafikte sadece ileri bakmanız, bir nesneye gereğinden fazla odaklanmanız (hedefe kilitlenme), arkayı ihmal etmeniz, sorun yaratmak için yalvarmakla aynı şeydir!!

9-) Sol’a dönüş İhaneti!! (ihanet sözcüğü burası için en uygunu..)
 Karşıdan gelen bir aracın yavaşlayıp (veya durup) sola dönmeye hazırlandığını gördüğünüzde (tahmin ettiğinizde) hazırlıklı olun!!!! Sizi gördüğünden hiçbir zaman emin olmayın!! O aracın ön lastiğini, ve sürücünün direksiyondaki elini takip edin..Eğer bu noktalarda ufacık dahi hareket görürseniz; fren yapmaya, swerving yapmaya veya gazlayıp kaçmaya (hangisi pozisyona göre uygunsa) hazır olun!! Sakın durup size yol vereceğine güvenmeyin!! Görmez!! Görmeyecektir!!

10-)Yol Yüzeyini Okuyun!! 
Yoldaki taramalarınıza asfaltı da ekleyin! Türkiye’de kötü asfalta sahibiz Yol yüzeyindeki mazot, yağ, toz, vs.. haricinde asfalt kondisyonuna da dikkat!!!! Bir yandan da kafanızda yol tutuşunu hep değerlendirmeye çalışın..Mazot için koku duyunuzu da kullanın..Kokusu keskindir..ve genelde öncesinde kokuyu hissetmeye başlarsınız..Dikkat!! Girdikten sonra ne yapabileceğinizle ilgili becerinizi tartmaktansa, öncesinde erken fark edebilip hiç girmemek, daha da iyi bir beceriye sahip olduğunuzu gösterir!!

11-)Güvenli boş alanlarda kalmaya özen gösterin!!
 Motorunuzun gücü ve manevra kabiliyetini kullanarak, ne durumda olursa olsun, her zaman çevrenizde güvenli geniş bir alan oluşturmaya dikkat ederek pozisyonlar almaya çalışın (güvenlik çemberi)!!! Yoğun trafikte , kalabalık araçların arasında mutlaka bazı boş alanlar vardır..En geniş ve size manevra imkanı verecek olanlarını değerlendirin ve mümkün olduğunca kullanın.. Bu aynı zamanda, diğer araçların kör noktalarında mümkün olduğunca az kalmanızı ve tehlikesiz pozisyonlarda bulunmanıza imkan verir…

12-)Belli manevralarda mutlaka sinyal kullanacaksınız.. Peki ya açık kalırsa??
 Otomatik sinyal kapatmayan bir motorunuz varsa sol baş parmağınızla sinyalinizi kapatmayı unutmayın!!! Hatta arada kapattım mı diye kontrol etmeyi de unutmayın!! Kalabalık bir trafikte sinyalinizi açık unutmak o kadar tehlikelidir ki.. kazaya davetiye demektir dikkat!!

13-)Diğer araçları güvenlik olarak kullanmak..
 Özellikle Trafik lambası bulunan kavşak noktalarında diğer araçları kendi menfaatiniz için kullanın.. Diyelim ki kırmızıda durdunuz..Yeşil yandı ve yürüyorsunuz.. Mutlaka karşı tarafta, onlara kırmızı yanmasına rağmen, son anda geçen bir araç vardır.. İlk hareket ettiğinizde, O araç sağdan geliyorsa sağınızdaki, soldan geliyorsa solunuzdaki aracı onu sanki bir zırh mış casına kullanarak beraber ayni hizada ilerleyin..Çarpacak ise ona çarpsın.

Güvenli sürüşler

ALINTIDIR

23 Temmuz 2017 Pazar

AEECAMS S71T+

Uzun zamandır almayı düşündüğüm ama gerekli araştırmayı yapmadığım için almayı ertelediğim aksiyon kamerasını, hiç araştırma yapmadan almaya karar verdim. Bu benim için sıra dışı bir durum. Zaman az olup, alım kararını da verince, teknoloji mağazalarını dolaşmaya başladım. Media Markt'da beni karşılayan Ebubekir İnce kardeşime, aradığım kameradan beklentilerimi ve ne iş için kullanacağımı söyledim. Beni dinleyen Ebubekir, AEECAMS S71T+ tavsiye etti. Aramızda oluşan pozitif enerjinin ve Ebubekir'in ürün hakkında anlattığı detaylı bilgilendirmenin verdiği iç huzur ile ürünü almaya karar verdim.


Otomobilde güvenlik kamerası olarak kullanılabiliyor

  • Enerji kablosu takılı iken kayıt yapabiliyor
  • G-Sensör özelliği var. (Hareket algısı ile otomotik açılıp, kayıt yapmaya başlıyor. 3 dakika hareket algılamaz ise otomatik kapanıyor. Darbe halinde ise kayıt otomatik kaydedilip, saklanıyor.)
  • Döngüsel kayıt yapabiliyor. (Hafıza kartı dolduğunda, ilk dosya silinerek, güvenlik aralıksız kayıt altına alınıyor.)
  • Netleme alanı seçilebiliyor.
  • Kayıt üzerine tarih, saat bilgisi eklenebiliyor.
  • Görüntü ters (180 derece) döndürülmüş olarak kayıt yapabiliyor.
  • Sesli ya da sessiz kayıt imkanı var.
  • Süre ayarlı kayıt mümkün. (Hızlandırılmış video kayıtları için 0,5s. / 1s. / 2s. / 5s. / 10s. / 30s.)

Aksiyon kamerası olarak kullanılabiliyor

  • 4K sinema (17:9) 4096x2160, 12fps
  • 4K (16:9) 3840x2160, 12,5fps / 15fps
  • 2.7K sinema (17:9) 2704x1440, 24fps
  • 2.7K (16:9) 2704x1524, 25fps / 30fps
  • 1080P (16:9) 1920x1080 24fps / 25fps / 48fps / 50fps
  • 960P (4:3) 1280x960, 48fps / 50fps
  • 720P (16:9) 1280x720, 50fps / 100fps
  • Wi-Fi özelliği var. (Akıllı telefon ve Uzaktan kumanda bağlantısı için.)
  • Bileğe saat gibi takılan uzaktan kumanda. (6 kamera ile bağlanma imkanı.)
  • Akıllı telefon uygulaması. (Kamerayı uzaktan kumanda etmek ve dosya paylaşım imkanı.)
  • Yeterli miktarda ve çeşitlilikte kamera bağlantı braketleri.
  • 4 farklı kamera açısı.
  • Zaman ayarlı çekim.
  • Gecikmeli çekim.
  • Sesli ya da sessiz video çekimi.
  • Sadece ses kayıt imkanı.
  • Su altında çekim. (100 metre derinliğe kadar.)
  • LCD dokunmatik ekran, kameradan ayrılabiliyor.
  • LCD dokunmatik ekran istenirse kapatılabiliyor.

Fotoğraf makinası olarak kullanılabiliyor

Video kayıdı sırasında fotoğraf çekebileceğiniz gibi başlı başına fotoğraf makinası olarak da kullanılabiliyor. 8M, 12M, 16M ayarları ile istediğiniz hassasiyete, başarılı fotoğraflar çekmek mümküm.

1080P ve geniş açı ayarı ile yaptığım çekimi, fikir vermesi açısından aşağıda paylaşıyorum. İzlerken, ayarlar sekmesinden 1080HD yi seçmeyi unutmayın!

27 Nisan 2017 Perşembe

7 Nisan 2017 Cuma

0 - 10077 Kilometre İstatistikleri

10000 km bakım sonrası, zorlu koşullarda (sıkışı trafik, çok dur/kal, kısa mesafeli sürüşler) kullandığımız için, D'elight'ın yakıt tüketiminde azıcık da olsa bir yükselme olmuş. Ama bu yükselme, fayda/maliyet ilişkisi içinde kolaylıkla yok sayılabilir. Sadece dün; Normal şartlarda 3 ile 4 saat arasında tamamlanacak, şehrin çok farklı ve birbirinden uzak noktalarındaki işlerimi, D'elight ile kolay ve hızlı ulaşımım sayesinde (her gittiğim yerin kapısının önüne park ettim), 1,5 saat içinde hallettim. Bu sayede diğer işlerime daha bol zaman kaldı :)


Gelelim yakıt tüketimi konusundaki (0 ile 10077 kilometre) istatiki bilgilerine.

  • Toplam mesafe - 10077 Kilometre
  • Alınan toplan yakıt miktarı -255,054 Litre
  • Toplam maliyet - 1.177,80 Lira
  • Toplam dolum sayısı - 74

  • Ortama dolum - 3,45 Litre
  • Ortalama dolum faturası - 15,91 Lira
  • Kilometre başına ortalama maliyet - 0,115 Lira yani 11,5 Kuruş
  • Günlük ortalama maliyet - 1,19 Lira
  • Aylık ortalama maliyet - 36,14 Lira
  • Ortalama yakıt tüketimi - 2,5 L/100 Kilometre
  • En iyi yakıt tüketimi - 2,06 L/100 Kilometre
  • En kötü yakıt tüketimi - 3,46 L/100 Kilometre

Bu bilgiler ışığında; Yamaha D'elight'ın çok ekonomik bir ulaşım aracı olduğunu söylemek zor olmasa gerek. Bugüne kadar ki tüm yakıt alım ve tüketim bilgilerini, ilgili sayfada paylaşmaya devam ediyorum. Merak edenler bu sayfaya da göz atabilirler. [Tıklayın]

28 Mart 2017 Salı

Bugün Günlerden 10000 Km

D'elight'ımız evin demirbaşı. Ciddi anlamda yükümüzü çekiyor. Çok severek kullanıyor, gözümüz gibi bakıyoruz. Yolların kuru olması şartı ile yaz, kış demeden kullanıyoruz. 2014 yılında 0 km'de başlayan D'elight keyfimiz, bugün 10000 km.'yi doldurdu. Şimdiye kadar hiçbir problemle karşılaşmamamız ise ayrı bir mutluluk kaynağı oldu.





10000 km bakımını yaptırmak için Yamaha Baydar'a gittim. Her zaman ki gibi güler yüzle karşılandım. Çok kısa sürede bakım işlemi tamamlanarak, motorum teslim edildi. Kendilerine bir kez de buradan teşekkür ediyorum.

D'elight mı? Bakım sonrası daha bir sessiz daha bir keyifli :)


23 Şubat 2017 Perşembe

Motobike 2017 Biletiniz Bizden

701 üyeye ulaşan Facebook grubumuzda, Motobike 2017 için bilet veriyoruz. Üye olup, takip etmenizi öneririm. Bugün verdiğimiz biletleri alan şanslı üyelerimiz fuarı gezdiler. Önümüzdeki günler için vereceğimiz biletlerde, şanslı üyelerimizden biri de siz olabilirsiniz.


Facebook adresimiz [https://www.facebook.com/groups/yamaha.delight/]


22 Şubat 2017 Çarşamba

Trafikte Sağ Kalmanın Yolları

 
1) Görünmez olduğunuzu farzedin: Çünkü çoğu araç sürücüsü için gerçekten de öylesiniz. Asla görüldüğünüzü düşünerek hareket etmeyin, hatta diğer sürücüyle gözgöze gelmiş olsanız bile…

2) Anlayışlı olun: Trafikte herkes hata yapabilir, her yapılan hataya sinirlenip saldırgan bir tavır sergilerseniz işler çabucak sarpa sarabilir. Karşınızdakinin büyükanneniz olduğunu farzedip ona göre tavır alın.

3) Akipmansız motora binmeyin: Evet, belki arkadaşlarınızla beş dakika uzaklıktaki bir kafeye ya da yazlığınızdan deniz kenarına iniyor olabilirsiniz. Ama mesafenin kısa olması kaza yapmayacağınız anlamına gelmez. Tişört ve şortla motora binmenin sonu gerçekten kötü bitebilir. En düşük süratlerdeki düşüşler bile çıplak tene büyük hasar verecektir.

4) İyiyi umun, kötüye hazırlanın: Kavşağa yaklaşırken orada duran arabanın son anda dönmek için önünüze direksiyon kıracağını varsayın. Kaldırım kenarında parkeden arabalardan birinin her an çıkabileceğini varsayın. Ters yönden bir arabanın gelebileceğini varsayın. En olmadık durumlara karşı hazırlıklı olun.

5) Ego’nuzu evde bırakın: Otobanda kimin daha hızlı gittiği gerçekte sadece polisin ve yargıçların umrundadır. Tabii bir de kaza raporunu yazacak bilirkişinin.

6) Dikkatinizi toplayın: Evet, reklam tabelasında mayolu bir manken resmi var. Evet, yol kenarında yürüyen hatun dikkat çekici. Acaba çırak faturayı yatırdı mı? Bir ara motoru servise götürmeniz lazım, değil mi? Siz bunları düşünürken tehlike adım adım yaklaşıyor olmasın sakın? Dikkatinizi yola verin!

7) Aynalar hikayenin tamamını anlatmaz: Sadece aynada gördüğünüz kadarına güvenerek şerit değiştirmeye kalkmayın. Kafanızı çevirip kör noktaları kontrol edin. Özellikle spor motorlarda aynalar her zaman için çok dar bir açıyı gösterirler.

8) Sürüş mesafesine dikkat edin: Önünüzdeki araçların tamponun yapışmayın, bu bela aramaktır. Tabii sıkışık trafikte uygulaması zor, ama hızınız arttıkça önünüzdeki ve arkanızdaki araçlarla mesafeniz de artmalı. Hem öne, hem de arkaya dikkat edin. Sizin vaktinde fren yapmanız, arkanızdaki sürücünün de vaktinde fren yapacağı anlamına gelmez.

9) Modifiyeli araçlara dikkat edin: Modifiyeli otomobiller standard modellere göre çok daha hızlı ve çeviktirler. Sürücüleri ise genellikle genç ve saldırgan tiplerdir. Bunları gördüğünüz anda potansiyel tehdit olarak algılayın ve ona göre hareket edin.

10) Viraja giriş hızına dikkat edin: Tek bir motorun karıştığı trafik kazalarının büyük kısmında ana sebep viraja gereğinden fazla hızlı girilmiş olmasıdır. Viraja girerken değil, çıkarken gaz açılır. Viraj giriş hızınızı ayarlamayı, viraja yatmadan önce bitirmiş olun, viraj içinde ani frenden kaçının. Virajın ardını göremiyorsanız özellikle dikkatli olun, birileri yolun ortasında durmuş etrafa bakınıyor olabilir.

11) Vahşi doğaya dikkat edin: Belki ülkemizde geyikler ve diğer yaban hayvanları Amerika’da olduğu gibi büyük bir tehdit değil. Ancak yine de özellikle kırsal kesimlerde yol alırken dikkatli olun. Sabah ve akşam saatleri evcil ya da yabani hayvanların özellikle hareketli oldukları saatlerdir. Bir sığıra, koyun sürüsüne ya da çoban köpeğine denk gelebilirsiniz. Sadece yolu değil, yolun iki yanındaki boş alanları da gözleyin, hayvan görürseniz alarma geçin.

12) İki freni de kullanmayı öğrenin: Motorda durdurma potansiyelinin büyük kısmı ön frendedir. Ancak özellikle cruiser ya da touring gibi ağır ve uzun makinelerde arka fren de büyük önem kazanır. Her iki freni de uygun biçimde kullanmak duruş mesafenizi ciddi biçimde kısaltacaktır.

13) İki parmağınız ön frenin üzerinde olsun: Bazıları bunun ne kadar gerekli ya da güvenli olduğunu tartışabilir. Ama şu gerçek yadsınamaz, saatte 100 kilometre hızla giderken freni 1 saniye önce sıkabilmek fren mesafenizi yaklaşık 30 metre kısaltacaktır. Bu 1 saniye elinizi frene atmak için harcayacağınız reaksiyon süresidir.

14) Gitmek istediğiniz yere bakın: Motosikletler sürüş dinamikleri itibariyle pilotun baktığı yöne doğru gitme eğilimine girerler. bu da yoldaki engeli savuşturmak için engele değil, geçiş ayapacağınız açıklığa bakmanız gerektiği anlamına gelir. Çukurdan kaçmak için çukura değil, çukurun yanından geçen düzgün asfalta bakın.

15) Gözlerinizi devamlı hareket ettirin: Tafik devamlı değişen, her an yeni koşullar ortaya koyan bir ortamdır. O yüzden gözlerini devamlı hareket etsin, etrafınızdaki trafiği tarayın ve tehditleri görü. Eğer acil bir tehlikeyle uğraşmıyorsanız, asla dikkatinizi tek bir alana ya da nesneye uzunca odaklamayın

16) Kavşaklarda çok daha fazla dikkatli olum: Yan yoldan anayola çıkarken ya da işaretsiz kavşaklarda aniden çıkış yapmayın. Özellikle kavuşan yolları tamamıyla göremiyorsanız ve ardınızda yoğun trafik yoksa durup iyice kolaçan edin. Unutmayın ki birileri tam gaz geliyor olabilir. Tabii aynı durum demiryolu geçişleri için de geçerli.

17) Burnunuzun ucuna bakmayın: Tehlike 5 metre önünüze kadar geldiyse birşeyler yapmak için geç kalmış olabilirsiniz. Bu yüzden sadece yakın mesafeyi değil, geniş bir alanı kontrol altında tutun. Yolun çok ilerisinde parketmiş bir traktör önceden farketmekle son anda farketmek arasında büyük fark vardır.

18) Bildiğiniz yollarda daha dikkatli olun: Motora atlayıp muhitinizde, köyünüzün çevresinde ya da her zaman katettiğiniz yollarda biraz turlamaya karar verdiniz. Muhitinizde olmak beladan uzakta olmak anlamına gelmiyor. İstatistiklere göre çoğu binici kendi muhitinde ve oldukça düşük süratlerde yaşanan kazaların kurbanı oluyor. Unutmayın, sokakları tanıyor olabilirsiniz ama bu, o gün o sokaklarda sarhoş bir sürücüye denk gelmeyeceğinizi garantilemez. Gözünüzü dört açın!

19) Asla duran trafiğe dalmayın: Önünüzde trafiğin tıkandığını ve arabaların yığıldığını görüyorsunuz, ama siz motorla iğne deliğinden bile geçebilirsiniz, değil mi? Yanlış cevap! Önce şunu sorun, trafik niye duruyor? Görmediğiniz bir sebebi, bir kaza ya da başka bir nedeni olabilir. Duran trafikteki boşluklara hızla ve umarsızca dalmak sizi bir anda ölümle yüzyüze getirebilir.

20) Sikletinize göre motor seçin: 60 kilo ağırlığında ve 1,65 boyundaki bir adam elbette ki Gold Wing kullanabilir. Ama acil bir durumda, mesela kalabalık bir kavşakta marş basmadığında, sikleti motorla başa çıkmaya yetecek midir? En büyük ve güçlü motora sahip olmayı gurur meselesi haline geitrmenin bir anlamı yok, sikletinize ve yeteneklerinize uygun bir motor seçin.

21) Aniden açılabilecek kapılara dikkat edin: Yol kenarında parketmiş bir araba ya da sağ şeritte yolcu indireye hazırlanan bir taksinin açılan kapısına çarpmak kesinlikle hoş bir tecrübe değildir. Tek tehlike açılan kapı da değildir üstelik, o kapıdan kaçmaya çalışırken üstünüze direksiyon kıran bir başka sürücüye de denk gelebilirsiniz.

22) Kavşakta durmayanlara dikkat: Kavşağa yaklaşırken kendinizi hazırlayın, trafik size yol vermek için durmayabilir, büyük ihtimalle durmayacaktır da. Ama aynı şey arkanızdan gelenler için de geçerli olabilir, unutmayın ki siz olmasanız bile bir başkası kavşağa dikkatiszce dalabilir. Dönmeyi planladığınız yönün aksi şeritte kalmayın, arkanızı ve kavşağı besleyen diğer şeritleri kollayın.

23) Ekibinizi dikkatli seçin: Grup olarak uzun yol yapmak zevklidir, ancak ekibinizi iyi seçmeniz gerekir. İyi bir ekip diğer üyeleri geride bırakıp uzaklaşmaz, her ihtimale karşı yol üzerinde buluşma ve bekleme noktaları belirler. Eğer grubunuzla uyum içinde değilseniz, diğerlerinden daha temkinli ya da daha saldırgan motor kullanıyorsanız bela kapınızda demektir. Bir anda zincirleme kazaya sebep olabilirsiniz.

24) Kör olmayın: Aşırı ışıklandırılmış bir klüpten zifiri karanlık park alanına çıktığınızda, ya da karanlık bir asansörden güneşli bir caddeye indiğinizde, hemen marş basmayın. Gözlerinize ortamın ışığına alışmaları için birkaç dakika zaman tanıyın. Aksi takdirde ilk birkaç kilometre resmen kör olarak motora bineceksiniz demektir.

25) Yavaş U dönüşleri çalışın: Uygun bir alan bulun ve bol bol yürüme hızında U dönüşlere çalışın. Ağırlığınızı dışa doğru vermek size motoru dengelemekte yardımcı olacaktır. Motor değiştirdiğinizde de bunu tekrar çalışın, her motorun huyu aynı değildir. Tehlike anında değil vaktiniz varken motorun huyunu öğrenin.

26) Yokuşlarda paniklemeyin: Dik bir yokuşta durmak zorunda kalırsanız endişelenmeyin. Arka freni kullanarak motorun kaymasını engellerken, gaz-debriyaj ikilisini yumuşak bir biçimde kullanarak rahat kalkışlar yapabilirsiniz.

27) Yolu iyi gözlemleyin: Üzerinde gittiğiniz yolu okumayı asla ihmal etmeyin. Yol yamaları, demir kapaklar, kalın çekilmiş beyaz şeritler, metal kedi gözleri, ıslak ve parlak görünen herhangi bir noktaya kesinlikle kaygan olduğunu düşünerek yaklaşın, hızınızı kontrollü ve sakin biçimde azaltın. Burnunuzu kullanmayı ihmal etmeyin, aniden beliren mazot ya da sıcak zift kokusu, size yola dökülmüş kaygan maddeleri gözlerinizden önce haber verebilir!

28) Eyvah lastik patladı: Lastiğin patladığını duydunuz ve motor altınızda sarsılıyor! Sakin olun, motoru kontrol etmek için fazladan kas gücü kullanmanız gerekecektir. Gazı hafifçe kapatın, sağlam lastiğin frenini kullanarak yavaşlayın ve kenara çekin. Ani hareketlerin motoru bir anda altınızdan alabileceğini unutmayın!

29) Vizördeki su damlaları: Yağmurun başladığı an asfaltın en kaygan olduğu andır. Sağanak yağmurla yıkanan yol nispeten temizdir, ama hafifçe ıslanmış yol neredeyse buz kadar kaygan olabilir. Dikkat kesilin, ani hareketlerden kaçının. Mümkünse kısa bir süre için konaklayıp durumun değişmesini bekleyin.

30) Karanlıkta yolunuzu kaybetmeyin: Gece yaklaşıp da ışık seviyesi düşmeye başladıkça sizin ve trafikteki diğer herkesin görüş seviyesi düşecektir. Farlarınızı ayarlı ve temiz tutun, her zaman yedek ampul taşıyın, asla iyi aydınlatması olmayan bir motorla akşam trafiğine çıkmayın. Güneş gözlükleri ve renkli vizörler bu saatlerde sizin düşmanınız olacaktır. Karanlıkta önünüzü görmek kadar diğer sürücüler tarafından görülmenin de zorlaştığını unutmayın. Gece sürüşlerinde görülebilmek için fosforlu kask etiketleri ve kemerlerden faydalanın.

31) Duygusal ve bedensel açıdan hazır olun: Yorgun, uykusuz, alkollü olarak kesinlikle motora binilmemesi gerektiğini bebekler bile biliyor. Ama aşırı duygusal patlamaların da en az uyuşturucu kadar kötü etkileri olabileceğini unutmayın. Kendinizi çok öfkeli, bezgin, sıkıntılı ya da üzgün hissediyorsanız marşa basmadan önce sakinleşmek için birşeyler yapın. Aynı durum sürüş esnasında ciddi tehlike atlatıldığında da geçerlidir. Sinirle gaza asılmayın, kenara çekip adrenalin patlaması geçene kadar bekleyin. Seleye oturduğunuzda kesinlikle gergin olmayın.

32) Uygun kıyafet seçin: Hava koşullarına ve bedeninize uygun kıyafetler seçin. Sıcakta pişerken, soğukta donarken ya da üzerinize oturmayan bir ceketle boğuşurken kazaya her zamankinden daha yakın olacağınızı unutmayın.

33) MP3 çaları evde bırakın: Kulağınızda kulaklıklar varken ve müzik sonuna kadar açıkken, dibinize kadar giren beton kamyonunun giderek yaklaşan gümbürtüsünü duymanız mümkün olmayacaktır. Ya da diğer başka herhangi birşeyin. Motor üzerinde sadece gözlerinizi değil kulaklarınızı da tehlikeye karşı açmanız gerektiğini unutmayın. Müzik dinlemeye çalışırken ölmek pek akıllıca olmayacaktır.

34) Slalomun ustası olun: Boş bir alana birkaç deterjan kutusu koyun ve çevrelerinden değişik hızlarda slalom yaparak geçmeyi deneyin. Akan trafikte aniden beliren engellere karşı sadece fren yapmak işe yaramayacaktır, kaçış manevralarını da içgüdüsel olarak yapabilecek kadar ustalaşmanız gerekir. Unutmayın, motorlar otomobiller gibi durmazlar, dursalar bile arkadan çarpacak bir diğer aracın darbesini kesecek tamponları yoktur. O yüzden çoğu zaman frenleri kazıklayıp durmaktan ziyade, slalomla tehlikeyi arkada bırakıp yolu açmak ve uzaklaşmak daha iyi olacaktır.

35) Düşük süratlerde yumuşak davranın: Özellikle sıkışık trafikte ya da ara sokaklarda ilerlerken olduğu gibi, düşük süratlarde ani gaz ve frenden kaçının. Ani gaz ve fren lastiklerinizin bir anda kaymasına sebep olabilir, ayrıca motor ömrü ve sürücü konforu açısından da pek iyi değildirler.

36) Fren lambanızı kullanın: Sinyaller devamlı çaktıkları için dikkat çekerler. Aynı şekilde fren lambanızı da arkadan gelenlerin dikkatini çekecek biçimde kullanabilirsiniz. Yavaşlamayı düşündüğünüzde ya da arkanızdakine mesafe bırakması için mesaj vermeyi istediğinizde, fren pedalına ya da manetine birkaç kere faifçe dokunarak fren lambanızı yakıp söndürün. Tecrübeli biniciler fren lambası müşirlerini ayarlayarak arka lambanın pedala dokunur dokunmaz yanmasını sağlarlar. Müşiri bu şekilde ayarlamak bir dakikalık bir iştir ve hayatınızı kurtarabilir.

37) Sabırlı olun: Ara sokaktan ana caddeye çıkarken, kavşakta otobana çıkarken ya da kaldırımdan inerken, sabırlı olun ve fazladan bir saniye ayırıp gelen trafiği iyice incelediğinizden emin olun. Unutmayın, tehlike en beklemediğiniz anda, görmediğiniz açıdan gelir. Boş bir caddede siz kaldırımdan inerken, iki araba geride bir başka aracın şoförü de caddeye çıkmak üzere hazırlanıyor olabilir. Bilin bakalım aynı anda gazlarsanız kim kime çarpacak?

38) Yaklaşma hızına dikkat edin: Eğer akan trafiğin iki katı bir süratle araçların arasından slalom yaparak geçiyorsanız başınızın belaya girmesine ramak kalmış demektir. Sadece tek bir sürücünün sapacağı kavşağı kaçırdığını düşünerek aniden şerit değiştirmesi işinizi bitirmeye yeter. Duran trafikte ise araçların arasından karşıdan karşıya geçmeye çalışan yayalar aynı tehlikeyi arzeder. Unutmayın, sizinle aynı hat üzerinde syerden binlerce araç var ve kimin ne yapacağını kestirmeniz imkansız. Hızınızı azaltıp gözünüzü açın.

39) Emniyet şeridi dostunuz değildir: Emniyet şeridi, banket ya da adına ne denirse densin yolun kenarları her zaman için tehlikenin yoğunlaştığı yerlerdir. Öncelikle diğer araçların sizi görmesi zorlaşır. Ama daha da önemlisi, yoldaki her türlü enkaz burada toplanır. Yola dökülüp akan mazot, kamyonlardan savrulan kum, ölü hayvan leşi, patlak lastik parçaları, cam kırıkları, aklınıza gelecek ve gelmeyecek türlü enkazı yol kenarında bulabilirsiniz. Bu yüzden yolun en sağına yanaşıp gazlamak belaya davetiye çıkarmaktır.

40) Sola dönen katiller: Ölümlü motosiklet kazalarında en yüksek orana, sola ani dönüş yapan otomobillere yandan çarpma şeklinde gerçekleşen kazalar sahiptir. Bu tür kazalar özellikle kavşaklarda meydana gelmektedir. Ülkemizde sürücülerin DÖNÜLMEZ levhasına kesinlikle uymadıklarını, boş buldukları herhangi bir noktada U dönüşü yapmaya çalıştıklarını unutmayın. Orta şeritte hızla kavşağa girdiğinizde, kendinizi bir anda en sağ şeritten sola U dönüşü yapmaya çalışan bir arabanın kapısıyla yüzyüze bulabilirsiniz.

41) Düşünmeden hareket etmeyin: Yol boş, ortalık sakin, görüş mükemmel. Öyleyse önünüzdeki otomobil neden yolun kenarından ve yavaşça ilerliyor? Adres mi arıyor? Manzara mı seyrediyor? Arızalı mı? Cep telefonuyla mı konuşuyor? Nedenini asla bilemezsiniz, ama aynı şekilde ne yapacağını da bilemezsiniz. Birdenbire U dönüş yapmaya ya da yolun ortasına çıkmaya kalkabilir. Aynalarına bakmadığını ve yola dikkat etmediğini varsayın, açıktan ve temkinli geçin. Asla karşınızdakinin ne yaptığını bildiğini varsaymayın, aklınızı kullanın ve herkesten şüphe edin. Bir tampona yapışmaktan iyidir.

42) Işıklarda depar atmayın: Özellikle kavşaklardaki trafik ışıkları büyük tehlike arzederler. Diğer taraftan gelen araçların kırmızı ışıkta duracağının hiçbir garantisi yoktur, bu yüzden özellikle ışık değiştikten sonra ki ilk birkaç saniye çok tehlikelidir. Aynı şekilde yaya geçitlerinde ışığa uymayan yayalar kendilerini aceleyle yola atabilirler. O yüzden ışık yanar yanmaz kendinizi ileri atmayın, hatta mümkünse bırakın yanınızdaki ya da önünüzdeki araçlar kavşağa sizden önce girsin. Bir saniyelik gecikme ortadan ikiye bölünmenizi önleyebilir.

43) Arkanızı kollayın: Şerit değiştirirken, yavşlarken ve dururken sık sık aynadan arkanızı kollayın, hatta ışıklarda beklerken bir gözünüz devamlı aynanızda olsun. Arkadan gelen araçların sürücüleri herhangi bir sebepten fren yapmakta gecikebilirler, bu durumda sizin bir saniye içinde bulunduğunuz şeridi terketmeniz gerekebilir. Aynı şekilde yokuş yukarı olan duraklamalarda önünüzdeki aracın dibine girmeyin, kalkışta aracını bir an kaydırması size pahalıya mâl olabilir.

44) Görüş alanınızı genişletin: Duvarda sabit bir noktaya gözlerinizi kilitleyin. Sonra da gözlerinizi oynatmadan, sadece dikkatinizi kullanarak etrafınızda olup bitenleri algılamaya çalışın. Bu egzersiz kısa sürede algılama alışkanlığınızı geliştirecek, böylece gözlerinizi yoldan ayırmadan çevrenizdeki alanı daha iyi algılayabilir hale geleceksiniz. Ancak herşeye rağmen ilerleyen yaşla beraber bu çevresel görüş alanının daralacağını da dikkate alın. Uykusuzluk ya da alkol ise bu alanı doğrudan ortadan kaldıran etkenlerdir.

45) Kamyonlardan uzak durun: Kamyon ve otobüslerin arkasında ya da yanında uzun süre seyir halinde bulunmaktan kaçının. Özellikle kamyonlardan düşebilecek yük ya da kopabilecek lastik parçaları büyük tehlike yaratacaktır. Eğer bunları sollayıp geçme imkanınız yoksa, en azından araya mesafe koyun.

46) Frenlerinizi tanıyın: Boş bir alanda ön ve arka freninizi kullanma alıştırması yapın, frenlerinizin huyunu, ne zaman ne kadar kavradıklarını, tekerlerin ne zaman kilitlenmeye başladığını, frenleme esnasında motorun genel olarak nasıl davrandığını iyice öğrenin. Zaman içinde frenleme işini en zor koşullarda bile rahatça ve paniğe kapılmadan yapabilecek kadar motorunuza alışın.

47) Lastiklerinizi kontrol edin: İnik, hasarlı ya da kabaklaşmış lastiklerle yola çıkmak Rus ruleti oynamaktır. Sorun ölüp ölmeyeceğiniz değil, ne zaman öleceğinizdir. Lastiklerinizin sizi hayata bağlayan pamuk ipliği olduğunu unutmayın. Altınızda dönen dünyayla aranızdaki tek bağ lastiklerinizdir, ona göre davranın.

48) Çevrenizi okuyun: Otobanda giderken çevredeki evlerin artması yola çıkabilecek yaya ve araç ihtimalini artırır. Tarlalar traktörlerin, yeşil çayırlar koyun sürülerinin varlığına işaret edebilir. Yüksek kamyon sayısı yoldaki mazot ihtimalini artıracaktır. Emniyet şeridine bırakılmış birkaç portakal rengi koni yakınlarda bir yerlerde onarım ekiplerinin yol çalışması yaptığının ilk işaretleri olabilir. Sadece yola değil, etrafınızdaki dünyaya da dikkat edin, sürüş tarzınızı topladığınız ipuçlarına göre değiştirin.

49) Trafik kurallarına uyun: Bazıları kuralların çiğnenmek için konulduğunu söylerler. Bu tür insanlar kafalarını kullanmayı bilmeyen, birer istatistik olmak için sıralarını bekleyen ölü adamlardır. Trafik kuralları bir asırlık küresel bilgi birikiminin, milyonlarca trafik kazasının sonucunda konulmuştur. Tek amaçları vardır, herkesin akşam evine tek parça halinde dönebilmesini sağlamaktır.

50) Sorumlu davranın: Motora binen, kuralları her fırsatta çiğneyen ve bir kaza esnasında tüm zararlarının kendilerine olduğunu söyleyen insanlar, hayatları boyunca hiç ciddi bir motor kazasına şahit olmamış kişilerdir. Yüksek süratte savrulan ve havada taklalar atarak kaldırıma çıkan bir motorun etrafa verebileceği zarar, bir otobüsten daha az değildir. Bu yüzden marş basarken sorumlu olduğunuzu unutmayın.Trafik kuralları bir asırlık küresel bilgi birikiminin, milyonlarca trafik kazasının sonucunda konulmuştur. Tek amaçları vardır, herkesin akşam evine tek parça halinde dönebilmesini sağlamaktır.

6 Şubat 2017 Pazartesi

Eğlenceli T-Shirt

Yaz için eğlenceli T-Shirt tasarımım hazır. Birkaç gün içinde üretilmiş olur...


16 Ocak 2017 Pazartesi

Balata Çeşitleri ve Teknik Özellikleri

Sinter ve Yarı Metalik balata hakkında bir çok yanlış anlatım ve bilgi olduğunu görerek 'doğru bilinen yanlışlar' hakkında küçük bir yazı yazmak istedim.


Fren balatası çeşitleri;
  1. Yarı metalik, organik, karbon hepsi farklı isimler ile telaffuz edilen aslında aynı muhteviyata sahip olan üründür. İçinde Kömür yani karbon ve metal parçacıkları bulunur. Genelde çok yüksek ısılarda 'Friksiyon' yani sürtünmeye karşı olan dirençleri kaybolmaya başlar. Sessiz, yumuşak, kısa ömürlü olmaları tipik özellikleridir. Boyut ve cc gözetmeksizin her türlü motosiklette kullanılabilir.
  2. Sinter metal; tamamen metal muhteviyatlı hammadde ile üretilir. içinde çelik ve bakır bulunabilir. Yarı metalik hamur tipine göre çok yüksek performans sergiler. Ömrü uzundur, Çalışma ısı aralığı neredeyse yarı metalik balatanın iki katıdır. Dez avantajları ise fiyat olarak yarı metalik balataya göre daha pahalıdır. Yarı metalik balatalara göre disk üzerinde daha çok tahribatı olur. Ancak kesinlikle illa yarış motoruna takılır gibi bir ibare yoktur. Scooterlar dahi olmak üzere her türlü motosiklette kullanılabilir. Bu seçim fren ve kullanım alışkanlıklarına göre yapılır.
Balatanın çalışma prensibi ve rodaj (alışma süresi)
Tüm fren balataları sinter yada yarı metalik olsun aynı mantık ile çalışmaktadır. Balatanın içindeki metal parçacıkları önce diskin üzerine ısınarak yapışır. Yapışan metal parçalıkları balatanın üzerinde ki daha yumuşak metali yada karbonu ısırarak friksiyonu yani sürtünmeyi sağlar. Ortaya çıkan kinetik enerji ısı enerjisine dönüşürken, Bu şekilde kinetik enerjiyi limitlemeye hatta yok etmeye yani durdurmaya kadar kontrol edebiliriz. Bu fiziksel bir olaydır. Yani sürekli bu döngü dönüp gider :)
Balata yüzeyinde olan metallerin diske yapışması, disk yüzeyinde olan metalin ısınması ve reaksiyona geçme dönemine Rodaj dönemi denir. Bu dönemde frenlerimiz iyi tutmaz. Belki durmaya yakın sesler olabilir. Rodaj döneminin tamamlanmasından sonra fren performansımız ve hassasiyetimiz daha çok kendini hissettirecektir.

Doğru Bilinen Yanlışlar Kısmında;
  1. Yarı sinter fren balatası diye bir şey yoktur! Fren balatası ya sinter ya yarı metalik olur. İkisinin üretim ve hazırlanma şekli birbirinden çok başka olduğu için kesinlikle birleştirilemez (örnek su yağa karışmadığı gibi iki ürün birbiri ile reaksiyona geçemez)
  2. Fren balatası değişir değişmez ani frenler yapmak. Kesinlikle yapılmaması gereken bir durumdur. Mevcut sisteminizi rodajlanmadan yüksek ısılara maruz bıraktığınızda halk arasında disk yanması ve balata yanması denen 'semerrit' durumu meydana gelir. Ve ürünler değişmeden kesinlikle işe yaramaz verim alamazsınız.
Elimden geldiğince herkesin anlayabileceği bir dilde anlatmaya çalıştım. Sürç-i lisan ettiysem affola.
Saygılarımla,
Murat Deniz
Murat Deniz Bey'e bu değerli bilgi paylaşımı için teşekkür ederim.

13 Ocak 2017 Cuma

Boyaya Zarar Veren Temel Etkenler ve Korunma Yolları

Boyaya zarar veren temel etkenler ve korunma yollarını ana başlıklar altında topladım.


Kuş Pisliği
Kuş pisliğinin motorunuzun boyasına zarar verme süresi, motorunuzun boyasına ve kuşun cinsine göre 6 saat ile 2 gündür. Bu süre içerisinde kuş pisiliği motorun boyasını yakar. Bu hasar pasta işlemi ile geçirilemez. Tek çözümü motorun tekrar boyanmasıdır. Motorun boyanması hem pahalı bir işlemdir hem de motorun değerini düşürür. Yapılan boya ise asla orijinalinin yerini tutmaz. Bu nedenle; Kuş pisliğini görür görmez üşenmeden temizlenmesi gerekir. Bazı cilalar ve koruma ürünleri kuş pisliğinin motora zarar verme süresini biraz uzatabilir ama siz yinede çok güvenmeyin.

Kuş pisliği nasıl temizlenir?
Önce su döküp, yumuşaması için bir süre bekleyin. İyice yumuşadıktan sonra bastırmadan dairesel hareketlerle biraz silin ve çıkana kadar bu işleme devam edin. Asla fazla bastırmayın veya pisliği yaymayın. Sabırlı ve titiz hareket etmezseniz pislik çıkar fakat boya çizilebilir.
Ağaç Reçinesi
Ağaç reçinesinin boyaya zarar verme süresi çok kısa olabilir. Ağaç reçinesi kuruduğunda boyayı yakmış olabilir. Yanan ve kabaran boya ancak motorun tekrar boyanması ile düzeltilebilir. Motorun boyanması hem pahalı bir işlemdir hem de motorun değerini düşürür. Yapılan boya asla orijinalinin yerini tutmaz. Bu nedenle; Mecbur kalmadıkça motorunuzu asla reçinesi olan ve özsuyunu damlatan bir ağacın altına bırakmayın.

Ağaç reçinesi nasıl temizlenir
Aracınızda mutlaka ıslak mendil bulundurun. Şayet reçine kurumamışsa ıslak mendil ile bastırmadan ve yaymadan reçineyi almaya çalışın. Ağaç reçinesi kurumuşsa aseton tarzında çözücü bir maddeyi pamuğa veya beze damlatarak sadece reçine üzerine azar azar sürerek yumuşamasını sağlayın. Bu işlemi yaparken çok ama çok dikkatli ve sabırlı olun.

Motor camlarında oluşan kireç lekeleri nasıl önlenir
Görünmese de her yüzey gözeneklere sahiptir. Suların çok kireçli olduğu ülkemizde hemen kurulanmayan camlarda zamanla kireç lekeleri camın gözeneklerine işleyerek kalıcı hale gelir. Oluşan lekeler için motor camları sık sık sirkeyle temizlenmelidir.

Motorunuzu fırçayla veya benzinliklerdeki 3-5 kuruşa köpük, yüksek basınçlı su püskürten makinelerle yıkatmayın
Motorunuzu fırçasız, süngergiz diye adlandırılan ve kimyasal bir köpük sıkılarak yapılan temizlik ve yıkama işlemimden uzak tutun. Kullanılan bu kimyasalların içinde yüksek derecede aşındırma gücüne sahip çözücüler olduğunu unutmayın. Bu ürünler, motorunuzun kısa sürede çok kötü bir görünüm almasına neden olabilir.

Motorunuzu kendiniz yıkayın 
Otomobil ve motosiklet temizliği için özel olarak üretilmiş ve PH değeri dengelenmiş temizlik ürünleri kullanmaya özen gösterin. Bulaşık deterjanı vb. kimyasallar iyi köpürür fakat uzun vadede zarar verir. İki adet süngerinizin olması en iyisidir. Süngerin bir tanesi ile motorun boyasını (üst kısımları) diğeri ile jantlarını (alt kısımları) temizleyin. Her ne kadar süngeri yıkasanız da mutlaka gözeneklerinde çamur ve toprak parçaları kalır. Dolayısıyla süngerleri asla karıştırmayın. Bu karışıklığı önlemek için farklı renklerde süngerler kullanın. Süngerleri uzun süre kullanmayın. 5-10 yıkamada bir değiştirin. Yıkamaya başlamadan önce mutlaka motor üzerindeki kapa çamuru/kiri akıtın. Mümkünse basınçlı su makinesi (uzaktan) daha da iyisi hortum kullanın. Güneş altında ve motor sıcakken “kesinlikle” yıkama yapmayın. Boya koruma uygulanmış motorunuzu çok daha az temizlik maddesi kullanarak çok daha kısa sürede kolayca yıkayabilirsiniz. Motorunuzu kendiniz yıkamayı seviyorsanız boya koruma ürünlerimizden birini mutlaka denemenizi tavsiye ederim. Motorumuzu yıkatmak yerine yıkamaktan çok daha fazla keyif alacağınızı düşünüyorum. Unutmayın ki! Kimse motorunuza sizden daha fazla özen göstermez.

Motorunuz tuza maruz kalırsa
En kısa sürede "SOĞUK" su ile yıkayın. Ilık ve sıcak su kullanmak, kimyasal reaksiyon yaratacağından kesinlikle kullanmayın.

Boyadaki parlaklık kaybının nedenleri
Motorun fırça ve benzeri sert aparatlarla yıkanması, uygun olmayan yıkama maddelerinin (kimyasal köpükler, bulaşık detarjanı vs.) kullanılması, yıkandıktan sonra ıslak bırakılması, güneş altında yıkanması, güneşin altında uzun süre beklemesi boyanın yıpranmasına, çizilmesine, matlaşmasına ve renginin solmasına neden olur. Hatta bu olumsuzluklar plastik aksama da zarar vererir.


Burada paylaştığım bilgiler ışığında motorunuzu temizledikten sonra, mutlaka ama mutlaka "branda" kullanmanızı öneriyorum. Bir çok sorunu daha oluşmadan bertaraf etmiş olursunuz.

8 Ocak 2017 Pazar

Kendini Tanımla

Bayıldım buna  :))  Bak bakalım, sen hangi kategoriye giriyorsun?